Abaculus /
Tessera
Zemin döşemelerinde ve mozaiklerde kullanılan; çeşitli renklerde, küp biçimindeki küçük taş, cam ve mermer parçalarına verilen isim.
Kolokyum← Keşif AlanıZemin döşemelerinde ve mozaiklerde kullanılan; çeşitli renklerde, küp biçimindeki küçük taş, cam ve mermer parçalarına verilen isim.
Roma inanç sisteminde toprak tanrıçasıdır; ayrıca Larentalia adı verilen ve 23 Aralık’ta kutlanan bir bayramı da mevcuttur. Geleneksel kabule göre Acca Larentia, Romulus ve Remus’u bir kurt tarafından emzirilirken bulmuş ve kendi çocuklarıyla büyütmüştür.
Platon tarafından MÖ 387’de kurulan felsefe okulu. Kapısında “geometri bilmeyen buradan içeri giremez” yazısı bulunurdu. Yaklaşık üç yüz yıl etkin olan bu kurumun kendi içindeki tarihi Eski, Orta ve Yeni Academia dönemleri olarak ayrılır.
Tapınaklarda cellanın içinde, arka tarafta kült heykelinin bulunduğu karanlık ve kutsal bölüm.
Zeus’un Girit mağarasında kendisini emziren keçi Amaltheia’nın derisiyle yaptığı kalkan. Bu kalkan sonraları Medusa’nın başı ile bezenecek ve Athena’ya atfedilecekti.
Kenger. Yaban enginarı yaprağı biçiminde bir bezeme motifi. Özellikle Korinth sütun başlığında karşımıza çıkmakta.
Kentlerde ticari, resmî, adlî ve dinî fonksiyonların yürütüldüğü açık alan; şehrin kalbinin attığı yer. Genellikle kamusal yapılar agoraların etrafında toplanır ve şehir buna göre planlanırdı.
Yukarı şehir. Kentin en yüksek ve müdafaaya en elverişli yerine kurulan iç kale. Genellikle oldukça sarp bir tepe üzerinde inşa edilmiştir; olası bir acil durumda halk kesimi burada toplanırdı.
Palaestrada veya evlerde kadınların kullandığı, dar boyunlu, uzun, kulpsuz; küresel ya da sivri dipli küçük koku şişesi. Camdan, pişmiş topraktan veya madenden olanları mevcuttur.
Üzerinde kurban kesilen veya sunu işlerinin gerçekleştirildiği, genellikle taştan yapılan kutsal öge. Altarlar yalnızca tapınaklarla ilişkilendirilmezdi; tiyatrolarda, kutsal mekânlarda ve agorada da yer alabilirdi.
Bir kuvars çeşidi. Dağ kristalinden yalnızca menekşe rengi ile ayrılır. Antik Yunan’da ametistin sarhoşluktan koruyucu özelliğine inanılırdı.
Roma’da gladyatör gösterilerinin, vahşi hayvan mücadelelerinin ve müsait olanlarda naumakhia oyunlarının yapıldığı; daire ya da oval planlı, etrafı basamaklı oturma alanlarıyla çevrili yapı. Anadolu’da saptanabilen toplam üç adet amfitiyatro vardır.
İki kulplu, dibi çoğunlukla sivri olan veya bir ayakla biten, şarap, zeytinyağı gibi sıvıları ve katı maddeleri korumak ve taşımak için kullanılan kap türü.
Yunan mimarlığında kutsal ya da dinsel bir yapı türü. Bir yapının en kutsal bölümünü de ifade edebiliyordu.
Volkanik kayaç türüdür. Koyu renkli minerallere sahiptir. Zeytuni yeşil zemin üstüne siyah ve pembemsi sarı olarak görülebilir.
Romalıların yıllara göre düzenledikleri resmî tarih kayıtları; yıllıklar.
Tapınak mimarisinde yan duvarların ileri doğru uzanan ve pilastr yapan ucu.
İmparator Caracalla tarafından MS 215’ten itibaren bastırılan iki denariusluk gümüş sikke.
Savunma amacıyla yapılan konuşma veya yazılara verilen isim.
Hristiyan dininin doğruluğunu ve haklılığını ussal temelde savunan metinler. Hristiyanlığın çok tanrılı dinlere karşı zayıf durumda olduğu dönemlerde yazımına başlanan apolojik metinler, hem inananların kuşkularını dağıtmayı hem de inanmayanları Hristiyanlığa çekmeyi hedefler.
Kanatsız Nike heykellerine verilen isim.
Uzak mesafelerden su getirmek için yapılmış kemerli su yolu.
Tapınaklarda sunuların saklandığı hazine odası/arşiv.
Atina’da devletin en yüksek görevlileri, baş yönetici. Her yıl soylu ailelerin üyeleri arasından seçilirlerdi.
Askerî depolar. Bu yapılarda silahlar ve aynı zamanda erzak da saklanmaktaydı.
Gerek palaestrada gerekse evlerde kullanılan merhem ve erkeklerin kullandığı parfüm yağı şişesi.
Sağlık tanrısı Asklepios kültüyle ilişkili kutsal alan/tedavi merkezidir.
Roma evlerinin ortasında yer alan iç avlu. Üstü, ortasında açıklık bulunan bir çatı sistemi ile örtülü.
Roma’nın sahra topu. Oldukça yüksek bir isabet ve menzile sahiptir. İki kolun tuttuğu kirişin burulmuş yaylarıyla çalışır.
Çanak çömlek yapımında kil ıslakken çimdikleyerek oluşturulan bezeme.
Volkanik kayaçlardan bir tanesi. Lavların ani fakat yüzeyde soğuması sonucu oluşur. Koyu renkli ve ince tanelidir.
Birbirlerinden sütun ya da ayak dizileriyle ayrılmış, ortada geniş ve yüksek; yanlarda alçak ve dar, birbirine paralel neflerden oluşan uzunlamasına gelişmiş mekân düzlemine sahip, uç kısmında nişi andırır bir apsid bulunan yapı tipi. İlk olarak hukukî işlerin görülmesine olanak tanıyan bu yapı tipi, Hıristiyanlık zamanında dinî işlev görüyordu.
Kütüphane binası.
İki atın çektiği tekerlekli cenk, zafer alayı ve koşu arabası.
Çift dilde yazılmış kitabelere verilen isim.
Duvar örgüsünde dikdörtgen prizması biçiminde yontulmuş taş blokların hafif dışbükey bırakılması işlemi.
Kent meclisinin toplandığı bina.
Yazıtlarda kullanılan yazı stillerinden biri. Öküz dönüşü anlamına da gelmektedir. Bu sisteme göre yazının bir satırı soldan sağa, sonraki satırı sağdan sola doğru yazılıyordu; öküzlerin bir tarlayı sürmelerine benzer bir yazım şeklidir.
Milet ve Didyma arasındaki kutsal yolun iki yanındaki rahip heykelleri. Kelimenin aslı, Apollon’un sevdiği kimse olan Branchos’dan gelmekte. Heykellerin hepsi oturur vaziyette verilmiştir.
Ölen kişinin yakılıp küllerinin muhafaza edildiği yapı/alan.
Roma hamamında sıcak bölüm.
Hipodrom’da at arabalarının bekledikleri yer/Roma’da zindan biçimli tutukevi. Genellikle 3 katlı.
İki tekerlekli Roma arabası.
Roma kent planlamasında kuzey-güney doğrultusunda uzanan ana cadde.
Roma’da su dağıtımı havuzu.
Roma ordusunun askerî kamplarına verilen isim. Kare ya da kareye yakın biçimli, etrafı surlarla çevrilidir.
Tiyatrolarda basamaklı oturma alanı.
Bilicilik odası. Kehanetin yazılıp okunduğu oda. Rahipler Apollon’un biliciliğini buradan açıklıyorlardı.
Altın ve fildişi karışımı. Özellikle kült heykellerin yapımında kullanılmıştır.
Atriumu örten çatının ortasında bulunan açıklık.
İçinde şarap satılan, zeytinyağı ve şarap gibi sıvıların taşınmasında kullanılan deri tulum/20 amphoraya karşılık gelen bir sıvı ölçüsü/işkence yöntemi.
MÖ 546’da Lydia Krallığı Perslerin eline geçtikten sonra MÖ 515’te Persler tarafından basılan ilk altın sikke.
Roma kent planlamasında doğu-batı doğrultusunda uzanan ana cadde.
Üstü kapalı dar ve uzun geçit.
MÖ 187 yılından itibaren basılmaya başlanan Roma gümüş sikkesi.
İki kulplu bir çeşit içki kabı.
Alnın üzerinde başa yerleştirilen çelenk biçiminde taç.
İskender’in haleflerine verilen ortak isim.
Tiyatro ve amfitiyatroda oturma sıralarını ayıran, gezinti ve geçiş yeri.
MÖ 269’dan sonra basılmaya başlanan, ilk örnekleri Campania’da basıldıkları için Roma Campania olarak geçen gümüş sikkeler.
Dionysos onuruna yapılan festivaller.
Feldispat, magnezyum, kireç ve demir bileşimli koyu renkli volkanik taş.
Birbirine menteşelerle tutturulmuş iki parçadan ibaret katlanabilen levhalara Romalılarca verilen isim. Bir cilt kapağı gibi iki tahtadan ibaret olan bu levhaların, birer çıta ile çevrilmiş iç yüzlerine balmumu sürülür ve üzerine kalemle yazı yazılırdı.
İki taşıyıcı ayak üzerine oturtulmuş bir kemerden oluşan Roma zafer takı tipi.
Romalıların içinde sıvı ve erzak sakladıkları pişmiş topraktan büyük küplere verilen ad. Boyları 3 metreye kadar yaklaşanları vardır.
Tarih öncesinde mezar olarak kullanıldığı anlaşılan; ikisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan meydana gelen yapı.
Romalılarda eve verilen isim. Ailenin, ecdadın ve evi koruyan tanrının ikametgâhı; mezar yapılarında ise mezar odası.
Roma tapınaklarında tanrı ve tanrıçalara sunulan hediyelerin ve adak eşyalarının muhafaza edildiği mekân.
Gümüş Yunan sikkesi. Attika sistemi ve Aigina sistemi olarak iki sistemde basılmıştır; ağırlık ve değer bakımından farklılık gösterirler.
Yol anlamına gelir. Genellikle mezar yapılarında mezar odasına geçişi sağlayan dar, uzun geçide verilen ad.
Piramit. Kaidesi üçgen, dörtgen veya poligonal olan ve tepesine doğru gittikçe küçülerek bir noktada nihayet bulan şekil.
Halk meclisi.
Bir tür iş giysisi. Sağ omuzu açıkta bırakan bir giysidir. Zanaatçılar, köleler ve askerler giymekteydi.
İşleniş türüne göre yüzde 30 altın ve yüzde 70 gümüş karışımı olan bir maden. İlk sikkeler, beyaz altın da denilen elektrondan yapılmıştır.
Vermiculatum usulüyle yapılan, mozaiklerin orta kısmında yer alan, ince işçilikle icra edilen merkezi mozaik.
Antik Yunan kıyılarında kurulan pazar yerleri.
Tanrının bir anlık görünüşü veya aydınlanma hissi.
Kölelerin ve tutukluların konulduğu yeraltı yapısı.
Tunç Çağı’ndan itibaren kullanılan madeni çengelli iğne veya broş.
Kurşundan yapılan su borularına verilen isim.
Roma’nın agorası. Pazar yeri ile resmî ve dinî işlerin görüldüğü yer.
Taze kireç sıva üzerine boyalarla uygulanan duvar resmi.
Hamamlarda, içinde havuz da bulunan soğuk bölüm.